PIRIL CENNET | MİLLİYET.COM.TR – ÖZEL / Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tykhyi, Milliyet.com.tr’ye verdiği özel röportajda, Rusya ile barış görüşmeleri, olası ateşkes ve Ukrayna’nın diplomasi hedefleri hakkında çarpıcı açıklamalarda..
PIRIL CENNET | MİLLİYET.COM.TR – ÖZEL / Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heorhii Tykhyi, Milliyet.com.tr’ye verdiği özel röportajda, Rusya ile barış görüşmeleri, olası ateşkes ve Ukrayna’nın diplomasi hedefleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
‘BİZ GÖRÜŞMELERE HAZIRIZ’
Son dönemde barış görüşmeleri için Türkiye, İsviçre ve Avusturya’nın gündeme gelmesiyle ilgili Tykhyi, “İyi niyetli aracılık teklifinde bulunan tüm ortaklarımıza minnettarız. Cumhurbaşkanı Zelenskiy, Ukrayna’nın barış görüşmelerinin yapılacağı mekanlarla ilgili hiçbir sorunu olmadığını defalarca vurguladı. Herhangi bir coğrafyada ve herhangi bir zamanda bir araya gelmeye hazırız. Şu an itibarıyla Rusya, görüşmeyi temelden önlemek için sonsuz koşullar sunuyor” dedi.
‘RUSYA TEKLİFİ GÖRMEZDEN GELDİ’
Olası bir ateşkeste Ukrayna’nın egemenlikten ödün verip vermeyeceği sorusuna Tykhyi, “Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, birçok kez daha geniş barış çabaları için tam, koşulsuz ve acil bir ateşkesin vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Bu çok doğru. Çünkü silahlar sustuğunda, diplomatlar barış inşasında somut sonuçlar elde edebilir. 11 Mart’ta Ukrayna, ABD’nin tam ateşkes teklifini kabul etti. Ne yazık ki Rusya bu teklifi görmezden geldi ve net bir gerekçe sunmadan katliamları durdurmayı reddetti. Bunun yerine Moskova, çeşitli koşullar ve talepler sıralamaya devam etti. Üzücü olan şu ki, Rusya’nın hem ateşkes hem de daha geniş kapsamlı bir barış anlaşmasına dair talepleri ciddi barış önerilerinden ziyade ültimatomlara benziyor. Ukrayna yönetimi defalarca kez Moskova’ya baskı yapılmasının Rusya’yı barış çabalarında gerçek anlamda ciddileşmeye, katliamları durdurmaya ve anlamlı bir diyaloğa girmeye zorlayabileceğini vurguladı” yanıtını verdi.
‘BİR SALDIRGAN BAŞKA DEVLETİ YOK ETMEYE ÇALIŞIR’
Rusya’nın Donbas üzerinde tam kontrol talebinin kabul edilemez olduğunu belirten Tykhyi, “Yıllar boyunca Rusya, Ukrayna’nın kendi bölgelerinden vazgeçmesini defalarca talep etti. Buna Rusya’nın kontrol edemediği ve bu anlamsız saldırganlıkta bir milyondan fazla asker kaybettikten sonra ele geçiremeyeceği topraklar da dahil. İşte bir saldırganın yaptığı budur: Toprak almaya ve başka bir devleti yok etmeye çalışır. Bu talebin makul olup olmadığına karar vermeyi okuyucularınıza bırakıyorum. Peki bir saldırgan Türkiye’nin topraklarının bir kısmını ele geçirip bununla da kalmayıp kontrol ettiği alandan daha fazlasını size bedavaya vermenizi talep etse, sizin tepkiniz ne olurdu?” ifadesinde bulundu.
‘ERDOĞAN SOMUT SONUÇLAR ELDE ETTİ’
Bununla birlikte Türkiye’nin Ukrayna için barış çabalarındaki önemini de vurgulayan Tykhyi, “Açıkçası, 2022’den bu yana birçok ülke ve lider, Ukrayna’ya barış çabalarında yardım teklif etti ancak çoğu bunu yalnızca kendilerini ‘barış koruyucusu’ olarak göstermek için yapıyor gibi görünüyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnızca yarım teklif etmekle kalmadı, gerçekten çok somut sonuçlar elde etti. Örneğin, liderleri sayesinde Temmuz 2022’de kritik Karadeniz Tahıl Girişimi kuruldu. Rusya’nın Ukrayna limanlarındaki ablukası kaldırıldı ve küresel gıda güvenliği iyileştirildi. Ayrıca, Türkiye tam kapsamlı savaş başında askeri gemiler için boğazları kapatarak Karadeniz’de güvenlik durumunun daha da kötüleşmesini önledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan halen savaş esirlerinin değişimi, Ukraynalı çocukların geri dönüşü ve diğer kritik insani konularda önemli rol oynadı. Kendisine derin minnettarlığımızı sunuyorum” diye konuştu.
‘TÜRKİYE BARIŞ ÇABALARINI KANITLADI’
Türkiye’de gerçekleşene heyet görüşmelerine de değinen Tykhyi şu ifadeleri kullandı:
‘GÜVENLİK GARANTİLERİ KRİTİK BİR MESELE’
Öte yandan ABD’nin olası güvenlik garantilerine dair Tykhyi, “Başkan Trump’ın liderliğini ve barış çabalarını, ayrıca Ukrayna’nın güvenlik garantilerine ilişkin net sinyallerini takdir ediyoruz. Bu, barış sürecinin seyrinde gerçekten kritik bir mesele. Bakan Sybiha, Ukrayna’nın hem ikili hem ABD güvenlik garantileriyle hem de Avrupalı müttefiklerinin dahil olduğu daha geniş güvenlik garantileri mimarisiyle ilgilendiğini vurguluyor. Ayrıca, bunların yasal olarak bağlayıcı ve sağlam garantiler olması gerektiğinin altını çiziyor. Böyle garantilere ilişkin konsept, şu anda Ukrayna, Amerika ve Avrupa liderlerinin ulusal güvenlik danışmanları düzeyinde geliştiriliyor. Cumhurbaşkanı Zelenskiy’nin Ofis Başkanı Andriy Yermak, bu formatta yabancı mevkidaşlarıyla aktif olarak çalışıyor ve şu anda neredeyse her gün düzenli temas halindeler. Ukrayna için bu güvenlik garantileri mimarisinde her ülkenin olası katkısını anlamak kritik önem taşıyor” dedi.
‘UKRAYNA BU YIL SAVAŞI SONA ERDİRMEK İSTİYOR’
Ukrayna’nın diplomasi alanındaki uzun vadeli hedeflerine dair Tykhyi, “Bizim birincil uzun vadeli hedefimiz Ukrayna için kapsamlı, kalıcı ve adil bir barıştır. Ukrayna, bu yıl savaşı sona erdirmek istiyor. Ukrayna halkı barış ve güvenliği hak ediyor. Ukrayna’nın AB ve NATO’ya katılma yönündeki rotası, ülkemizin stratejik tercihidir. Bu tercih, Ukrayna halkının ezici desteğine sahiptir ve Ukrayna anayasasında da yer almaktadır. Ukrayna, transatlantik aileye üye bir ülkedir ve transatlantik güvenliğe halihazırda önemli katkılar sunmaktadır. Bizim görüşümüze göre, Ukrayna’nın Avrupa Birliği’ne ve NATO’ya entegrasyonu mevcut gerçekleri yansıtacak, her iki bloğu da güçlendirecektir” diye konuştu.
‘BASKIYA İHTİYACIMIZ VAR’
Putin’in barış isteği konusuna dair Tykhyi, “Rusya’nın yaptırım sürelerini ertelemeye yönelik diplomatik oyunlar yerine gerçek barış çabalarını tercih etmeye zorlamak için baskıya ihtiyacımız var” dedi.
‘NATO ÜYELİĞİ GÜVENLİK GARANTİLERİ İÇİN EN UYGUN YOL’
Batı’dan beklenen güvenlik garantileri hakkında ise, “Ne yazık ki ülkemizin, Budapeşte Memorandumu gibi başarısız güvenlik güvenceleriyle dolu uzun bir geçmişi var. Bugün gerçek güvenlik garantileri geliştirmek için çalışırken, geçmişteki hataları hatırlıyor ve bunların tekrar yaşanmaması için her türlü çabayı gösteriyoruz. Önemli olan nokta, bu garantilerin yasal olarak bağlayıcı ve etkili olmasıdır. Evet, Ukrayna’nın NATO üyeliğinin güvenlik garantileri sağlamak için en ucuz ve en uygun yol olduğuna inanıyoruz. Ancak henüz o noktada olmadığımız sürece etkili güvenlik garantileri Madde 5 ile eşdeğer olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Ukrayna halkının ruh hali Ukrayna halkının olası barış görüşmelerine yaklaşımı ve öncelikleri sorulduğunda Tykhyi şöyle konuştu:
‘RUSYA SAVAŞTA TEK BİR HEDEFE ULAŞAMADI’
“Ukrayna halkı, tam kapsamlı savaşın geçtiğimiz yıllarında olağanüstü cesaret ve dirayet gösterdi. Hiç kimse, Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı tam kapsamlı saldırının ardından Ukrayna’nın birkaç haftadan fazla dayanacağını beklemiyordu. Ancak buradayız, neredeyse 1300 gün sonra. Rusya bu savaşta tek bir stratejik hedefe bile ulaşamadı.
‘1000 GÜNDE TOPRAKLARIN YÜZDE 1’İNİ ELE GEÇİRDİLER’
Gerçeklere bakalım: 2014’ten, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı başladığından ve Şubat 2022’deki tam kapsamlı işgale kadar, Rusya Ukrayna’nın 27 bölgesel merkezinden dördünü ele geçirdi: Kırım, Sivastopol, Donetsk ve Luhansk. Bugün haritaya baktığınızda, tam kapsamlı savaşın 3.5 yılı geçtikten ve bir milyon Rus askerinin öldüğü veya yaralandığı bir süreçten sonra, Rusya hala Ukrayna’daki dört bölgesel merkezi kontrol ederken, kalan 23’ü Ukrayna’nın kontrolünde. Son 1000 günde Rusya, Ukrayna topraklarının yalnızca yüzde 1’ini ele geçirebildi.
‘KREMLİN İÇİN UTANÇ VERİCİ BAŞARISIZLIK’
Bu savaş Ukrayna için son derece acı verici ve her aileyi, her topluluğu etkiledi. Herkes bir yakınını kaybetti. Ancak Rusya’nın bir şey başardığını ya da Ukrayna’nın kaybederken Rusya’nın kazandığını iddia edenler yanılıyor. Büyük resme baktığınızda, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı Kremlin için utanç verici bir başarısızlıktan öteye gitmedi. Ne yazık ki Putin, kendi ülkesini daha derin bir ekonomik kriz ve uluslararası izolasyona sürüklerken, Ukrayna’da askeri bir çözüm elde edebileceğine hala inanıyor. Bu nedenle Moskova’ya ek baskı uygulamak kritik önemde. Putin, daha fazla saldırganlığın faydasız olduğunu anlamalı. Ayrıca, Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya ve Hint-Pasifik bölgesine kadar herkes için net bir mesaj olmalı: Saldırganlık kazandırmaz ve bunun peşinden asla gidilmemelidir.
‘BİZ SAVAŞI SEÇMEDİK’
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı, BM Şartı ve temel uluslararası hukuk normlarına uygun olarak adil ve kalıcı bir şekilde sona erdiğinde, dünya daha güvenli ve daha iyi bir yer olacak. Biz savaşı seçmedik ve barıştan daha çok arzuladığımız hiçbir şey yok. Ancak anketler, Ukraynalıların her koşulda barışı kabul etmeyeceğini gösteriyor. Saldırganlıkla karşı karşıya kaldığımızda, var olma hakkımız, özgürlüğümüz, ailelerimiz ve kasabalarımız ile çocuklarımızın geleceği için savaşıyoruz. Hiçbir saldırganın bunlardan birini bizden almasına izin vermeyeceğiz. Ve eminim ki Türk halkı da yaşadığımız bu duyguyu anlayabilir.”